Bu sayımızda İzmir’de faaliyet gösteren Elecsus Aydınlatmayı ziyaret ederek, Markanın dünü ve bugünü ile gelecekteki hedeflerini YK Başkanı Öznur Turgut Siyahkoç ile konuştuk.

Elecsus Aydınlatmanın kuruluş hikayesinden bugüne kadar geçen süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Elecsus Aydınlatmanın temelleri 1998 yılında atıldı. O yıllarda, Türkiye’de aydınlatma teknolojileri yeni bir dönüşüm sürecine giriyordu. Biz, yerli üretim gücüne ve mühendisliğe inanarak bu sektörde kalıcı bir marka oluşturma hedefiyle yola çıktık.
Başlangıçta küçük bir atölye olarak başlayan üretim, bugün İzmir Torbalı/Pancar bölgesinde 5.000 m²’yi aşan modern tesislerde, tamamen yerli sermayeyle devam ediyor. Bu süreçte en büyük gücümüz, sürekli gelişen teknik altyapımız, Ar-Ge’ye yaptığımız yatırımlar ve her projeye gösterdiğimiz özen oldu.
Bugün Elecsus, sadece bir üretici değil; şehir estetiğine ve güvenliğine katkı sunan bir marka konumundadır.
Firmanızın mevcut üretim altyapısı ve ürün gamı hakkında bilgi verebilir misiniz?
Üretim tesisimizde direk üretiminden LED armatür tasarımına kadar tüm süreçler kendi bünyemizde yürütülmektedir.
Tesisimiz; CNC kesim, kaynak, boya, montaj, test ve paketleme hatlarıyla tam entegre bir üretim altyapısına sahiptir.
Ürün gamımızda:
· Sokak ve cadde aydınlatma direkleri,
· Dekoratif park ve bahçe aydınlatmaları,
· Endüstriyel ve fabrika tipi LED aydınlatmalar gibi farklı çözümler yer almaktadır.
Her ürünümüzde uzun ömür, enerji verimliliği ve estetik önceliklidir. Elecsus markası, yalnızca bir ışık kaynağı değil; güven, tasarım ve teknoloji bütünüdür. Ayrıca sadece ürün değil, proje desteği, teknik danışmanlık ve satış sonrası hizmet sunarak da fark yaratıyoruz. Kısacası biz sadece ışık üretmiyoruz, güven ve sürdürülebilirlik üretiyoruz.
Ulusal ve uluslararası pazarlarda satış modeliniz nasıl şekilleniyor?
Elecsus olarak hem proje bazlı çalışmalar hem de bayi kanalı üzerinden satış modeli ile ilerliyoruz.
Yurt içinde belediyeler, müteahhit firmalar ve sanayi tesisleriyle doğrudan proje ortaklıkları yürütürken; uluslararası arenada özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Afrika ülkelerine ihracat gerçekleştiriyoruz.
Her ülkenin şehir dokusuna, iklimine ve enerji altyapısına göre özel çözümler üretiyoruz.
Bu da markamıza hem teknik hem de estetik anlamda farklı bir konum kazandırıyor.



Günümüzde sektörde rekabeti en çok zorlayan unsurlar neler? Elecsus bu ortamda farkını nasıl ortaya koyuyor?
Aydınlatma sektörü, LED dönüşümüyle birlikte ciddi bir rekabet alanına dönüştü. En büyük zorluklardan biri, kalite standartlarını koruyarak maliyetleri optimize edebilmek.
Biz bu noktada farkımızı, test ve kalite süreçlerindeki titizliğimizle ortaya koyuyoruz.
Her ürünümüz, CE standartlarına uygun olarak test edilmekte; müşteri memnuniyetine doğrudan yansıyan bir kalite politikası izlenmektedir.
Ayrıca sadece ürün değil, proje desteği, teknik danışmanlık ve satış sonrası hizmet sunarak da fark yaratıyoruz.
Kısacası biz sadece ışık üretmiyoruz, güven ve sürdürülebilirlik üretiyoruz.
Yeni tesisinizle birlikte üretim kapasitenizi artırdığınızı biliyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni yatırım planlarınız neler?
Yeni tesisimizle birlikte üretim kapasitemizi %60 oranında artırdık. Bundan sonraki hedefimiz; Ar-Ge departmanımızı güçlendirerek akıllı şehir çözümlerine yönelik ürünler geliştirmek, İhracat ağımızı Kuzey Afrika ve Balkanlar’da genişletmek, Ürün çeşitliliğimizi artırarak tasarım odaklı aydınlatma serileri üretmek.
Ayrıca sürdürülebilir üretim politikamız gereği, enerji tüketimini minimize eden çevre dostu sistemlere yatırım yapıyoruz. Elecsus olarak sadece bugünü değil, geleceğin şehirlerini aydınlatmayı hedefliyoruz.

Elecsus Aydınlatma’yı sektörde farklı kılan “ruh” nedir?
Bizim için aydınlatma, yalnızca bir üretim işi değil; bir şehri güzelleştirme sanatıdır.
Her direk, her armatür bir hikâye taşır. O yüzden Elecsus’un her projesinde emeğin, estetiğin ve mühendisliğin birleştiği bir ruh vardır.
Bu ruhu, “Geleceğin ışığını bugünden yakıyoruz” mottosuyla somutlaştırıyoruz.



