“AYDINLATMA EĞİTİMİ VEREN KURUMLARIN SAYISI ÇOĞALDIKÇA, TOPLUMDA AYDINLATMA KONUSUNDAKİ BİLİNÇLENME VE TALEP YOĞUNLAŞTIKÇA ARTACAKTIR.”

0
62

Bu sayımızda Aydınlatma sektörünün ve Aydınlatma hakkında en doğru bilgiye ve teknik desteği sağlayabilen Akademik kurum olan (ATMK) Aydınlatma Türk Milli Komitesi (ATMK) Yönetim Kurulu Başkanı sayın Prof. Dr. F. Rengin ÜNVER hocamızla ATMK olarak yaptıkları kıymetli çalışmaları ve doğru aydınlatmayı konuştuk.

Rengin Hocam kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?
Lisans eğitimimi İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nde, yüksek lisans eğitimimi aynı fakültenin Fiziksel Çevre Kontrolü ve Denetimi Bilim Dalı’nda tamamladım. Ardından, Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Yapı Fiziği Bilim Dalında doktora eğitimine ve o dönemki adı ile “asistan” olarak akademik hayata başladım. Yüksek lisans tezim “Doğal Aydınlatma”, doktora tezim ise “Yapay Aydınlatma ve Renk İlişkisi” ne yöneliktir. Başta “Mimari Aydınlatma” ve “Mimari Renk” olmak üzere Yapı Fiziği Bilim Alanı kapsamına giren ışık, renk, ısı, ses vb. konularda çok sayıda uluslararası ve ulusal yayın, araştırma projesi, konferans, seminer, gerçekleştirdim. Bu alana yönelik birçok lisansüstü tezi yürütücülüğü yaptım, uluslararası ve ulusal çeşitli kongrelerin düzenleme ve bilim kurulunda, dergilerin hakem kurulunda görev aldım.

YTÜ’de Akademisyenliğin yanı sıra Mimarlık Bölümü Başkanlığı, AB Ofisi Başkanlığı, Erasmus Koordinatörlüğü vb. idari görevler üstlendim. Mimarlık Akreditasyon Kurulu (MİAK) Yönetim Kurulu, Mimarlar Odası, Aydınlatma Gereçleri İmalatçıları Derneği (AGİD) Onur üyeliği gibi ulusal değişik üyeliklerim de bulunmaktadır.

“Aydınlatma Türk Milli Komitesi (ATMK)” nin kurucu üyelerinden biriyim. Komitede Başkanlık, Saymanlık gibi değişik görevler üstlendim, halen ATMK 10. Dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmekteyim.

1998 yılından bu yana Uluslararası Aydınlatma Komisyonu’nunun (Commission Internationale de l’Eclairage, CIE) çalışma gruplarından n biri olan “1. Bölüm-Görme ve Renk” in üyesiyim ve Türkiye temsilcisi olarak katkı sağlamaktayım. Bunun yanı sıra, Uluslararası Renk Birliğ (Association Internationale de la Couleur, AIC) çalışma gruplarında yer almaktayım.

ATMK nedir? Amacı ve faaliyetleri hakkında bilgi verebilir misiniz?
Aydınlatma Türk Milli Komitesi (ATMK), ülkemizde aydınlatma alanında çalışanları bir araya getirme, bilgi üretme, bilgi paylaşma ve aydınlatma konusunda bilinçlenme yaratmak amacıyla, 31 Ekim 1995 tarihinde, 22449 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yönetmelik ile kurulmuştur. Politik, ticari ya da ekonomik anlamda herhangi bir hedefi bulunmamaktadır.  ATMK kuruluşunun hemen ardından 1996 yılında Uluslararası Aydınlatma Komisyonu’na (CIE, Commission Internationale de L’Eclairage)  üye olmuş ve Türkiye’yi temsil etmeye başlamıştır. ATMK ’nın CIE’ de yer alan diğer 37 ülkenin Ulusal Komiteleri gibi, ülkedeki ışık ve aydınlatma ile ilgili kişi ve kuruluşlarla iletişim içerisinde olma ve onları uluslararası platformda temsil etme gibi görevleri bulunmaktadır. Bunların yanı sıra ulusal ve uluslararası etkinliklere katılım ve katkıda bulunma, bilimsel ve eğitici toplantılar düzenleme, yayın yapma gibi sorumlulukları bulunmaktadır.
Tarihsel sürece baktığımızda, ülkemizde aydınlatma konusunda bir topluluk oluşturma girişimleri 1980 li yılların başında dönemin mimar ve elektrik mühendisi akademisyenleri, Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyeleri ile başlamıştır. Bu girişimin hayata geçmesi çeşitli nedenlerle uzamış ve 1995 yılında bu oluşum gerçekleşebilmiştir.
Kurucu üyeleri aydınlatma alanında çalışan mimar ve elektrik mühendisi akademisyenler olmakla birlikte ATMK bütünüyle bir akademik kuruluş değildir. Nitekim önceki dönemlerde olduğu gibi 10. Dönem yönetim kurulunda da akademisyen, mimar, elektrik/makine mühendislerinin yanı sıra sektörde yer alan çeşitli kurumsal üyelerimizde yer almaktadır. ATMK kuruluşundan bu yana geçen 28 yıldır Türkiye’de aydınlatma ile ilgili her türlü paydaşı, özel ve kamu sektörünü, akademisyenleri, tasarımcıları bir araya getirip, güncel bilgilerin paylaşılıp, tartışılabileceği ortamları yaratmaya çaba ve özen göstermiş ve bunu sürdürmeye de kararlıdır. Bu bağlamda, ATMK, çok sayıda uluslararası ve ulusal aydınlatma kongresi, bilimsel toplantı düzenlemiş, eğitim çalışmalarına destek vermiştir. Başta üniversiteler olmak üzere, aydınlatma gereçleri imalatçıları derneği (AGİD), sanayi odası (İSO), ticaret odası (İTO), elektrik mühendisleri odası (EMO) vb. çeşitli kuruluşlarla işbirliği yapmıştır. Ülkemizde çok sayıda aydınlatma konulu sergi ve fuarların düzenlenmesine de katkıda bulunmuştur. Yurtdışında bile örneğini olmayan, ülkemiz aydınlatma sektörüne teknik bilgileri aktarıldığı ATMK Aydınlatma Eğitim Seminerlerini ilk olarak 2015 yılında düzenlemiş ve düzenlemeye devam edecektir.
Aydınlatma Türk Milli Komitesi olarak üye sayımız 1 onur, 1 fahri, 96 kişisel, 79 kurumsal olmak üzere toplam 177’dir. Aydınlatma Türk Milli Komitesi’ne kişisel ve kurumsal olmak üzere iki ayrı tür üyelik söz konusu olup üyelikle ilgili gerekli bilgiler web sayfamızda (www.atmk.org.tr) yer almaktadır. ATMK olarak üyelerimize ve aydınlatma sektörünün paydaşlarına ihtiyaç duydukları konularda destek vermeye hazır olduğumuzu belirtmek istiyor ve sektörde yer almayı planlayan tüm aktörleri, Aydınlatma Türk Milli Komitesi Üyeliği’ne davet ediyorum.

Ülkemiz aydınlatma konusunda yeterli teknik bilgiye sahip midir?

Her konuda olduğu gibi aydınlatma konusunda da bilgiye sahip olmanın yolu temelde eğitimden geçer. Belli bir konuda eğitim verilebilmesi ise, o konuya yönelik derslerin eğitim kurumlarının programlarda yer almasına ve eğitim kurumlarının o alanda uzmanlaşmış eğitici kadroya sahip olmasına bağlıdır.

Türkiye’de aydınlatma eğitimi 1960 lı yıllarda itibaren Yıldız Teknik Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümlerinin lisans programlarındaki derslerle başlamıştır. Elektrik fakültelerinde durum benzer olmakla birlikte, dersler ağırlıklı olarak aydınlatma tesisatı biçiminde yürütülmekteydi. 1970’lerde sonra ise aydınlatmaya yönelik yüksek lisans ve doktora programları gündeme gelmiş, aydınlatma dersi veren kurumların sayısı çoğalmaya başlamıştır. Günümüzde ise, mimarlık ve elektrik bölümlerinde gerek lisans gerekse lisansüstü programlarında aydınlatmaya yönelik derslerin sayısında belirgin bir artış olduğu gözlemlenmektedir. Bu durum doğal olarak, ülkemizde aydınlatma eğitimi almış kişi sayısının yanı sıra toplumda bu alana yönelik farkındalık ve bilincin de belli bir oranda artmasını sağlamıştır.

Öte yandan, biraz öncede ifade ettiğim üzere, belli bir konuda eğitim verilebilmesi, o konuya yönelik derslerin eğitim programlarda yer alabilmesi o alanda uzmanlaşmış eğitici bir kadronun varlığına bağlıdır. Türkiye’de halen aydınlatma alanında çalışan akademisyen sayısı sınırlı olup, yeterli değildir. Bu durum üniversitelerin eğitim programlarında aydınlatma derslerinin yer alamamasına, mimar ve elektrik mühendisi adaylarının aydınlatma öğrenmeden mesleklerine başlamalarına yol açmaktadır. Ülkemiz üniversitelerinde henüz doğrudan aydınlatma alanına yönelik lisans ya da lisansüstü programları bulunmamaktadır. Ancak, aydınlatma konusunda yetkin akademisyenlere sahip sınırlı sayıdaki üniversitelerde okuyan öğrencilerin, gerçekten çok şanslı olduklarını belirtmekte yarar görüyorum. Bu nedenle, ATMK olarak “aydınlatma eğitimi” ne çok önem verdiğimizin altını bir kez daha çizmek istiyorum.  Konuyu toparlayacak olursam, ülkemizdeki teknik bilginin yeterliliği, aydınlatma eğitimi veren kurumların sayısı çoğaldıkça, toplumda aydınlatma konusundaki bilinçlenme ve talep yoğunlaştıkça artacaktır.

Doğru aydınlatma nedir?

Aydınlatma, Uluslararası Aydınlatma Komisyonu tarafından “nesnelere, bunların çevrelerine, ya da bir bölgeye, bir kent bölgesine görülebilmeleri amacıyla ışık uygulanması” olarak tanımlanır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere “ışık” aydınlatmanın temel malzemesidir. Işık ise hem doğal (güneş+gök) hem de yapay (lamba) kaynaklardan elde edilebilmektedir.  

Doğal ve yapay ışık kaynaklarını kullanarak doğru aydınlatma yapabilmek için “çağdaş aydınlatma tekniğinin” uygulanması zorunludur. Çağdaş aydınlatma tekniği, kısaca “aydınlatma için doğru seçimlere yönelme, konunun tüm ihtiyaçlarına cevap verebilen ışık uygulama tekniği” biçiminde açıklanabilir. Çağdaş aydınlatma tekniğinin amacı, kapalı ya da açık ortamlarda kullanıcı ve mekan özellikleri doğrultusunda, teknik ve estetik bilgileri kullanarak, aydınlanan alanlardaki görüntünün gereği gibi olmasını sağlamak ve aydınlıklar mimarisini kurabilmektir. Konu bu amaç doğrultusunda ele alındığında, doğru aydınlatma yapabilmek için ilgili mevzuatlarda verilen kriterler ve kriterlerin sınır değerlerin sağlanmalıdır.

Söz konusu mevzuatların başında, ülkemizde yürürlükte olan, Türk Standartları Enstitüsü’nün standartları gelmektedir.  Avrupa Birliği Üyeliğine aday ülkesi olarak yapılan anlaşmalar gereği, 2012 yılından bu yana diğer Avrupa ülkeleri gibi Türkiye’ deki tüm aydınlatma tasarımlarında ve aydınlatma uygulamalarında Türk Standartları Enstitüsü’nün standartlarının kullanılması zorunludur. Örneğin, yapıların içindeki kapalı mekanlarda doğal aydınlatma için TS EN 17037 Binalarda Günışığı, yapay aydınlatma için “TS EN 12464-1: Işık ve Aydınlatma- Çalışma Yerlerinin Aydınlatılması- Bölüm 1: Kapalı Çalışma Alanları” başlıklı standartlardaki bilgiler kullanılmalıdır. Yapıların içindeki kapalı mekanlar dışında kalan açık ortamlarda ise “TS EN 12464-2: Işık ve Aydınlatma – Çalışma Yerlerinin Aydınlatılması-Bölüm 2: Açık Çalışma Alanları” standardında verilen kriterlere uygun tasarım ve uygulamalar yapılmalıdır.

Daha açık bir anlatımla, hangi ışık kaynağını kullanıyorsa, onunla ilgili mevzuata belirtilen koşullar sağlandığında, yani tekniğine uygun doğru aydınlatma yapılmış olacaktır.  Bu nedenle, aydınlatma sistemi tasarımcıları, aydınlatma sistemi uygulayıcıları, aydınlatma sistemi kullanıcıları ve aydınlatma konusunu oluşturan işverenler standartlara uygun çözümleri seçtiklerinde, doğru aydınlatmalar yapılmış olacaktır. Doğru aydınlatma koşullarının yaratılması ile kullanıcı konforunun ve aydınlanan alanın görünürlüğünün sağlanması, iyi bir görüntünün elde edilmesi ya da görüntünün gereği gibi olması durumlar kolayca düzenlenebilir.

söyleşinin devamını pdf dosyasından okuyabilirsiniz…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz